“Uluslararası Barikat Film Festivali" engellilerin beklentilerini, duygularını, hayata bakışlarını, yaşama katılımlarını, hayatın içinde aktif rol alarak üretici bir düzeye erişebilmelerini, çağın en etkili ve en yaygın iletişim aracı olan sinema yoluyla ortaya koyabilecek ilk “uluslararası” film festivalidir.

 

       Bu yıl yedincisi düzenlenecek festivalde, pek çok ülkeden yarışmaya katılacak uzun ve kısa metrajlı filmler yer alacaktır. Filmlerin tamamında “engellilik” temasının işleniyor olması katılım için ön koşul kabul edilecek. Bu koşul, bazen senaryo, bazen oyuncu bazen de yönetmen, yapımcı gibi paydaşlardan bir ya da birkaçında karşımıza çıkacak. Farklı ülkelerden ve Türkiye'den başvuruda bulunan ve jüri tarafından seçilen engellilerin konu alındığı belgesel, kurmaca, animasyon türlerinde kısa ve uzun metrajlı filmlerin yer aldığı ve 3 gün boyunca sürecek bir gösterim yapılacaktır. Bu filmler görme engeliler için sesli betimleme, işitme engelliler için Türkçe alt yazılı olarak engellilere göre düzenlenecektir.

 

         Dünya’da ve Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek bu özel gösterimler, projeyi diğer festival çalışmalarından ayıran en önemli özellik olarak ele alınmaktadır.

 

      Ülkemizde, engellilere ve onların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bakış açısı son birkaç yılda nispeten iyileştirilmiş olsa da yeterli düzeyde olmadığı tartışılmaz bir gerçektir. Bu gelişim, engellilerin, henüz sadece doğal yaşam ortamında hak ettikleri koşullara kavuşturulmaları algısı ile sınırlıdır. Ancak insanca yaşamanın önemli koşullarından birisi de sanat, kültür vb. etkinliklerle desteklenen yaşamlara sahip olmaktır.

 

İşte bu proje ile geçtiğimiz yıl olduğu gibi, bir ironi yaratılarak, somut olarak görme ve işitme engelli kişilerin, sinema sanatı ile desteklenmeleri sağlanacaktır.

 

Bu amaçla bu yıl yedincisi düzenlenecek festivale katılacak filmlerde, engelliliğin her alanına (eğitilebilir/eğitilemez zihinsel engellilik, ortopedik engellilik vb.) vurgu yapan eserler yer alacağı için “kamuoyunda konuya dair farkındalık”  kazanımlardan bir diğeri olacaktır. Son olarak; engelli kişilerin, üretme, sunma, değerlendirme (yapım-yönetim-oyunculuk-izleyici geri bildirimi) gibi faaliyetleri gerçekleştirerek yaşama nasıl ustalıkla dahil oldukları kamuoyuna gösterilmiş olacaktır.

 

 

 

• Engelli olmayanların zihinlerindeki, engellilere yönelik barikatlara dikkat çekmek için,

 

•  Engellilerin kendi algılarında ve kendilerine ilişkin olarak oluşan, dış dünyaya yönelik barikatlara dikkat çekmek için,

 

•  Engellilere karşı, onların isteği ve iradesi dışında oluşan, düşünsel, psikolojik ve fiili sayısız barikatlara dikkat çekmek için,

 

• Sorunun, romantik söylemlerle yumuşatılamayacak kadar ciddi olduğuna dikkat çekmek amacıyla, “sert sessizlerin” sesi olmak için,

 

•  Engelliler günü (3 Aralık)  özür dileme ya da günah çıkarmaktan arındırmak ve onların da yaşamın her alanında olduklarını göstermek için,

 

•  Bu amaca hizmet edecek en önemli araçlardan biri kuşkusuz sinema olduğu için.